Kâf

1,22) Kaf/100.[#73] Çok şerefli/şanı yüce Kur'ân kanıttır ki kesinlikle sen bundan duyarsızlık, bilgisizlik içinde idin. Şimdi senden perdeni kaldırdık. Artık bugün gözün keskindir; Kur'an sayesinde kurmay birisi oldun.[#74]
2,3) Ama onlar, kendilerine içlerinden uyarıcı geldiğine şaşırdılar da kâfirler; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddedenler, "Bu, şaşılacak bir şeydir! Öldüğümüz ve bir toprak olduğumuz vakit mi? Bu, uzak bir dönüştür" dediler.
4) Biz, yerin onlardan neyi eksilttiğini elbette bilmişizdir. Yanımızda da çok iyi kaydedip koruyan bir kitap vardır.
5) Aksine, gerçek kendilerine geldiği zaman onu yalanladılar, onun için onlar karmakarışık bir iş içindedirler.
6,7,8,9,10,11) Peki, onlar üstlerindeki göğe bakmadılar mı ki, Biz, hiç yarığı olmadan onu nasıl bina etmişiz ve süslemişiz! Ve Biz, Allah'a yönelen her kula gönül gözünü açmak için ve ona öğüt olarak yeri yayıp döşedik ve ona sabit dağlar bıraktık. Orada görünüşü iç açıcı-göz alıcı her çiftten bitkiler bitirdik, Biz, gökten bereketli bir su indirdik. Onunla bahçeler ve biçilecek taneler, kullara rızık olmak üzere tomurcukları birbiri üzerine dizilmiş büyük ve yüksek hurma ağaçları bitirdik. Ve Biz, onunla ölü bir beldeyi canlandırdık. İşte diriliş böyledir.
12,13,14) Onlardan önce Nûh'un toplumu, Ashâb-ı Ress ve Semûd yalanlamıştı. Âd, Firavun ve Lût'un kardeşleri, Ashâb-ı Eyke[#75] ve Tubba toplumu da. Bunların hepsi peygamberleri yalanladılar da Benim azabım hak oldu.
15) Peki, Biz, ilk oluşturmada âcizlik mi gösterdik? Hayır, ama onlar yeni bir oluşturuluştan kuşku içindedirler.
16,17,18) Ve andolsun insanı Biz oluşturduk. Nefsi kendisine neler fısıldar onu da biliriz. Ve Biz ona şah damarından daha yakınız. Onun sağından ve solundan (her yanından) yerleşik iki tesbitçi onun her işini tesbit edip dururken, insan hiçbir söz söylemez ki yanında hazır gözetleyen bulunmasın.
19) Ölümün sarhoşluğu gerçekten gerçek ile gelmiştir de: -"Ey insan! İşte bu, senin kaçıp durduğun şeydir."-
20,21) Ve Sûr da üflenmiştir.[#76] -"İşte bu, korkutulan gündür."- Ve herkes, kendisiyle beraber bir sürücü ve bir şâhit bulunarak geldi.
23) Ve onun yaşıtı olan arkadaşı/İblis dedi ki: "İşte yanımdaki hazır."
24,25,26) -"Haydi, İblis ve tanık; ikiniz, tüm inatçı, kâfir; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden, hayrı alabildiğine engelleyen, kendine haksızlık eden ve şüpheci olan o kişileri atın cehenneme! O ki Allah ile birlikte başka bir ilâh edinmişti. Haydi, ikiniz birlikte, onu şiddetli azaba atın!"-
27) Onun yaşıtı olan arkadaşı/İblis dedi ki: "Rabbimiz! Ben onu azdırmadım. Fakat kendisi uzak bir sapıklık içindeydi."
28,29) Allah dedi ki: "Benim huzurumda çekişmeyin! Ben size daha önce tehdit göndermiştim. Benim huzurumda Söz[#77] değiştirilmez. Ve Ben kullara asla yanlış iş yapan; yaptıkları iyi amelleri noksanlaştıran, haksızlık eden biri değilim."
30) Biz, o gün, cehenneme, "Doldun mu?" deriz. O da, "Daha var mı?" der.
31) Cennet de, Allah'ın koruması altına girmiş kişilere uzak olmayıp yaklaştırılmıştır.
32,33,34,35) İşte bu, çokça yönelen ve kendini/Allah ile ilgiyi çokça koruyan, Rahmân'a; yarattığı bütün canlılara dünyada çokça merhamet eden Allah'a görülmediği, duyulmadığı; sezilmediği yerlerde bile saygıyla, sevgiyle, bilgiyle ürperen ve gönülden bağlı olan herkes için söz verilendir. -"Selâm ile oraya girin. İşte bu sonsuzluk günüdür."- Orada onlara ne isterlerse vardır. Katımızda daha fazlası da vardır.
36) Biz onlardan önce kendilerinden daha çetin güce sahip nice nesilleri değişime, yıkıma uğrattık. Öyle ki onlar beldeleri delik-deşik ediyorlardı. Hiç kaçıp kurtulacak yer var mı?
37) Şüphesiz ki bunda aklı, anlayışı, vicdanı olan veya kendisi tanık olarak kulak veren kimse için elbette öğüt vardır.
38) Ve kesinlikle Biz gökleri, yeri ve ikisi arasında olanları altı evrede oluşturduk. Ve Bize hiçbir yorgunluk dokunmadı.
39,40) O nedenle, sen onların söylediklerine karşı sabret. Ve güneşin doğmasından önce ve batmasından önce ve geceden bir bölümde; her fırsatta Rabbinin övgüsü ile birlikte Rabbini arındır. Ve boyun eğip teslim oluşların/ikna oluşların arkalarında; inkârcıya iman ettirdikten sonra da O'nu arındır.
41,42) Ve sen bir seslenenin yakın bir yerden sesleneceği güne kulak ver; o gün, o çığlığı gerçek olarak duyarlar. İşte bu çıkış, diriliş günüdür.
43) Gerçekten Biz, evet Biz, hayat veririz ve öldürürüz. Dönüş de yalnızca Biz'edir.
44) O gün yer onlardan çabuk yarılır. İşte bu, sadece Bize kolay bir toplamadır.
45) Biz, onların söylediklerini daha iyi biliriz. Ve sen, onların üzerinde zorlayıcı değilsin. O hâlde sen, Benim tehdidimden korkan kimselere Kur'ân ile öğüt ver.